makyaj blogu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyaj blogu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2012 Perşembe

Nivea Farlarım!

Merhabalar! Bugün size ne adlarını ne bir şeylerini bildiğim Nivea farlarımı anlatacağım..


Bir tanesi tek renk, beyaz. Diğeriyse duo. Hem vişne rengi hemde sedefli bir şeftalimsi ten rengi var. Daha önce de bahsettiğim gibi, bu iki far bana hediye geldi çok uzun zaman önce. Eski makyaj malzemelerimin hepsini atarken bunları bıraktım çünkü elimde bir iki tane de olsa far bulunsun istiyordum. (Bilmeyenler için, akne tedavisi görüyorum ve ten makyajı yapmam yasak, ayrıca makyaj koleksyonumu sıfırdan oluşturmaya başladım.)


Tek renk olan beyaz ne mat ne de çok sedefli. İkisinin arasında, çok uygun bir highlight (göz pınarları ve kaş altı için aydınlatma) rengi. Aslında ben highlight için Nude tude' paletimde ki Sassy rengini kullanıyordum. (Aslında makyaj koleksyonum oluşana kadar hep kullandığım palet o olacak sanıyorum.) Ama o renk.. nasıl desem. Fazla ışıltılı. Göz pınarlarıma koyduğum zaman resmen patlıyor gözlerim ışıltıdan ve o kadar ışıltıyı sevmiyorum. Zaten gözlerim büyük, bir de üzerine fazla aydınlatınca yüzümde en belirgin şey oluyor.


Yakından görecek olursak böyle bir şey.


Duo olan ise günlük makyajımı yaparken sürekli elimin gittiği bir rengi barındırıyor. Önce ondan başlayacağım.


Günlük makyajımı yaparken sadece tüm göz kapağına bunu, dış tarafa biraz mat kahve ve ince eyeliner sürüyorum. (ve tabii ki rimel) Çok doğal ve güzel duruyor.

Bu renk tam bir "tüm göz kapağı" rengi. Tek başına gerçekten çok iyi gidiyor. Şeftalimsi ten rengi, hem göz kapağına hoş bir renk yayıyor hem de aydınlamasına yardımcı oluyor. O yüzden bunu kullanırken göz pınarlarımı aydınlatmıyorum bile. Ayrıca ben bu rengi Mac'in Dazzlelight'ına çok benzetiyorum.


Diğer renk ise vişne rengi. Bordomsu. Çok çok güzel bir renk. Geçenlerde bu rengi kullanarak bir tutorial hazırladım ve kulllandığım zaman sadece o şekilde kullanıyorum. Kaçıranlar için: Pink Dreams 


Farları doğru düzgün bir fırçayla kullanmadığım zaman pigmentasyonlarının oldukça düşük olduğunu sanmıştım. Ama elimle baktığım zaman aslında gayet iyi pigmentasyonları olduğunu fark ettim.


Keşke isimlerini bilseydim ama açıkcası, Nivea kozmetik ürünlerinin Türkiye'de bulunup bulunmadığından bile emin değilim.. Bilen varsa beni bilgilendirsin lütfen. :)

Bir daha ki yazıya kadar, sevgiler! <3

3 Haziran 2012 Pazar

Oje Takıntısı!


Merhabalar! 
Bugün yapacağım şey, yabancı blog ve youtuberlar arasında bir ara dönmüş olan My Nail Polish Obsession Tag'in Türkçe'ye çevrilmiş hali. Bence çok çok eğlenceli ve okuması güzel bir tag. İşte sorular!
 
1-      En sevdiğin oje markası hangisi?
 Şuan da Rimmel London.
2-      Parıltılı ya da parıltısız?
Sanırım parıltısız ojeler benim için daha ideal..
3-      OPI, China Glaze ya da Essie?
Üç markanında hiçbir ojesini denemediğim için bu soruyu geçiyorum.
4-      Ojelerini hangi sıklıkla değiştirirsin?
Her gün! Çünkü ojelerin soyulup bozulması hoşuma gitmiyor ve her gün farklı renge boyamak benim için bir eğlence. :)
5-      Tırnaklarında görmeyi en çok sevdiğin renk hangisi?
Sanırım lila rengi.
6-      Koyu ojeler mi yoksa parlak renkli ojeler mi? 
Benim için bu yaz ve kışa göre değişiyor. Kışın koyu renkleri daha çok seviyorum, baharda ve yazdaysa parlak renkli ojeler.
7-      Şuanda tırnaklarında hangi oje var?
Şuan da tırnaklarımda Kalyon'un 220 numaralı, somon/havuç rengi ojesi var.
8-      Mat tırnaklar, in mi out mu?
IN IN IN. Benim bu bahar pastel ojelerle birlikte takıntım olmuştu..
9-      Fransız manikürü?
Beceremediğim için çok fazla kullanmıyorum ama görünüşünü çok çok seviyorum.
10-   En sevdiğin yaz rengi? (Aslında bu kıştı ama ben yaza girdiğimiz için değiştirdim..)
Şuanda tırnaklarımda bulunan somon/havuç rengi ojeler bence yaz için ideal. 

Umarım hoşunuza gitmiştir, bu soruları cevaplamasını istediğim bir kaç blogger var, onlara mail atmayı ya da twitterdan etiketlemeyi düşünüyorum. 

Sevgiler. <3

2 Haziran 2012 Cumartesi

Schwarzkopf Gliss Liquid Silk Gloss

Merhabalar! Haziran'ın her gününde yeni bir yazı yazmayı düşünüyorum, umarım bir aksilik çıkmaz ve bu tarzda devam ederim. Aslında bu ay oje ağırlıklı bir ay olabilir çünkü Pazartesi günü oje alışverişine çıkıyorum. Evde ki bozukları attım, sıra geldi yenilerini almaya. Aldıklarımın hepsini teker teker yorumlama niyetindeyim bakalım nasıl olacak. :)

Bugün ki ürünümüz ise Gliss'ın Sıvı Saç Kremi.


Bu ürün elimde çok uzun zamandır var. Ne fiyatını ne de başka bir şeyini hatırlıyorum. Ama sanırım bunu bir şampuan bir de sıvı krem olarak ikili promosyonlardan birinde almıştım.

Favori şampuanım ve saç kremim yıllardır Pantene İpeksi Yumuşalık.Ama ara sıra yaptığım kaçamaklardan biliyorum ki Gliss de gerçekten çok başarılı bir marka. Aslında ben saçıma şampuan ve saç kreminden başka bir şey asla sürmedim. Ne saç spreyi, ne jöle, ne de maske. Saçıma çok önem vermezdim çünkü genelde kısaydı. Ama şimdi doğru düzgün uzadılar ve daha çok dikkat etmeye başladım.


Bu ürünü kullanmaya ara verme sebebim unutmaktı. Normal de makyaj malzemelerimi tuttuğum yerde değil de ayrı bir yerde tutuyordum bunu. Öyle olunca unutuldu gitti.

Peki ben bunu neden kullanıyorum/Nasıl kullanıyorum?

Söylediği gibi, saçlarım çok sert, kuru ve kalın telli. Her gün banyo yapmama rağmen gün içinde birbirine karışıyor ya da eve gelip topuz yaptığım zaman karışıyor. Bir kez karıştımı da açarken bir tomar saç biriktiriyorum resmen tarakta. Bu yüzden son zamanlarda şunu yapıyorum. Banyodan çıkınca (ki banyoda normal kremimide kullanıyorum) saçlarımı havluyla iyice kuruluyorum. Daha sonra bu sıvı saç kremini iyice çalkalayıp saçımın aralarına, diplerine ve uçlarına bolca püskürtüyorum. Sadece bir kaç dakika sonra taramaya başlıyorum ve anında açılıyor saçım. Ne canım yanıyor ne de saçım kopuyor.


Normalde nemli ya da kuru saçlara uygulanan duş sonrası kremler de var ama bence bu tür, püskürtmeli olanlar hem daha pratik hem de daha kolay. Elimi kreme daldırıp saçımı ovmaktansa bu şekilde püskürtmek çok daha kolay.


Bu kremden çok çok memnun olsam da bir ara gidip normalini alıp denemek istiyorum. Ama şöyle bir şey var ki burada bahsedilen ışıltı öyle aman aman simli bir şey değil. Gayet doğal ve sağlıklı gösteren türden.

Genel olarak bakacak olursak;

- Kremin sıvı olması pratik, hızlı uygulanabiliyor.
- Saçı taramayı gerçekten çok kolaylaştırıyor.
- Gün içinde, saçlar kuruduktan sonra yumuşacık oluyor ve daha az elektrikleniyor. (Burada söylemem lazım, ben saçımı hiçbir şekilde ısıyla şekillendirmiyorum. Fön makinası bile kullanmıyorum.)
- Saça doğal bir parlaklık veriyor.


Evet, ürün genel olarak başarılı bir ürün. Ben kullanmaya devam edeceğim ve saçı sert olanlara tavsiye ediyorum. :)

Sevgiler. <3

1 Haziran 2012 Cuma

Pink Dreams! (Pembe Rüyalar!) Tutorial

Merhaba, merhaba! Haziran'ın başlamasıyla hem yaza, hem de blogumun 5. ayına girmiş bulunuyoruz! Şimdiye kadar yazılarımı okuyan ve beni takip eden herkese teşekkür ederim!

Yazın başlangıcının ve blogumun 5. ayının şerefine, bugün sizlere bir tutorial (türkçeye nasıl çeviririm bilemedim, anlatım mesela?) hazırladım. Kullandığım ürünlerin isimlerini yazılı olarak alt kısımda vereceğim, umarım hoşunuza gider!

Pink Dreams!


Son hali:


Kullandığım Ürünler:

 -Too Faced Shadow Insurance/Candlelight
 -The Balm Nude tude! paleti, Stubborn, Sexy ve Serious renkleri.
 -Nivea Duo, vişne rengi.
 -Maybelline Falsies Volum Express Mascara.
 -Kirpik kıvırıcı.

Pembe normalde gözde kullanılmaktan kaçınılan bir renk ama ben bu şeklini gayet hoş buldum. Bu arada, benim kullandığım ürünlerin aynısını kullanmak zorunda değilsiniz elbette, elinizde bunlara benzer ne varsa o. :) 

Umarım beğenmişsinizdir, sevgiler! <3

31 Mayıs 2012 Perşembe

Mayıs Ayı Favorileri

Merhabalar! Geçen ay başlatmış olduğum favoriler yazısını Mayıs ayıyla devam ettiriyorum. :)


1 Too Faced Shadow Insurance/Candlelight Primer kullandığım en önemli ürün oldu bu ay. Havalar iyice sıcakladığı için göz makyajım bir türlü sabit kalmıyor yerinde, bu yüzden yanımdan ayırmadığım bir ürün oldu.

2 Nivea Duo'nun ne ismini ne numarasını, hiçbir şeyini bilmiyorum. Birkaç yıl önce hediye olarak verilmişti bana. Uzun zaman kullanmadım çünkü kalitenin muhteşem olduğunu söyleyemem. Ama renkler cazip gelip hoşuma gitmeye başladı, ayrıca bazda renklerini ortaya çıkarma konusunda bana yardım edince muhteşem bir far haline geldi benim için. Rengi daha yakından görmek isteyenler için en alta büyük halini ekleyeceğim.

3 The Balm Nude 'tude paletinde bu ay en çok Stubborn, Sultry, Schitzo ve Serious renklerini kullandım. Stubborn sedefli bir pembe, Sultry mat açık kahverengi, Schitzo sedefli bir bakır rengi, Serious ise eyeliner sabitlemek için kullandığım simsiyah bir far.

4 Maybelline Falsies Volum Express Mascara'yı daha yeni aldım, yeni aldığım için çok kullandım ve çok sevdim.

5 The Body Shop Chocomania Lip Butter'ı Mart'ta almıştım, bir süredir kullanmıyordum ama Mayıs'ın başından beri havaların bir ısınıp bir soğuması yüzünden dudaklarım insanlıktan çıktılar, bu yüzden bende daha bol kullanmaya başladım. Bitmek üzere! :( Gidip yenisini almam gerek.

6 Rimmel London 60 Seconds/Pompous rengi bahar için koyu olsa da harika bir mor ve harika ışıltıları var! Vazgeçemeden kullandığım bir üründü.

*Nivea Duo:


Üst kısmı açık, sedefli bir şeftalimsi ten rengi. Nude göz makyajı için ideal bir renk. Alt kısmı ise yine sedefli bir bordo rengi.

Eveet, benim Mayıs Ayı'nda en çok kullandığım ürünler bunlardı, sizin favorileriniz neler? :)

Bir sonra ki yazıma kadar, sevgiler! <3

30 Mayıs 2012 Çarşamba

Youtubers! (Top 5)

Merhaba! Bugün size youtube da en çok sevdiğim youtubersları kısa bir tanıtmak istedim. :)

missglamorazzi - http://www.youtube.com/user/missglamorazzi/videos

İzlemekten en çok zevk aldığım, en tatlı insan Ingrid. Konuşması ve tavırlarını sevmem bir yana, cilt rengimiz ve kafa yapımız, hoşlandığımız renkler birbirine fazla yakın olduğu için çok keyif alıyorum izlerken.

FleurDeForce - http://www.youtube.com/user/FleurDeForce/videos

Fleur aynı zamanda Ingrid'in en yakın arkadaşı.Çok tatlı bir ingiliz aksanı var. Favori youtuberslarımdan. Gereksiz konuşup insanı sıkmıyor, doğru düzgün ürün hakkında bilgilendiriyor.

amarixe - http://www.youtube.com/user/amarixe/videos

Allison'u başlarda sevmemiştim aslında. Neden bilmiyorum pek ısınamamıştım. Ama izledikçe alıştım ve favorilerim arasına girdi. Her gün kontrol ediyorum yeni video var mı diye. Ingrid ve Fleur'la yakın arkadaş Allison'da. Ama onlardan farkı, ürün tanıtımları vs dışında bolca tutorial videoları yapması.

beautycrush - http://www.youtube.com/user/beautycrush/videos

Samantha. Aslında bu kızı şu ya da bu nedenden seviyorum diyemem. Ama gerçekten çok eğlenceli ve güzel bir kız. Videoları çok hoşuma gidiyor.

meghanrosette - http://www.youtube.com/user/meghanrosette/videos

Bu beş kişi arasında şüphesiz en komik ve eğlenceli olan Meghan. Ayrıca kendisi hem benim ilk takip ettiğim youtuber, hem de harika tutorialları var!

İşte bunlar benim en sevgili youtuberlarım!

Bundan sonra ki postum neyle ilgili olsun, bir fikir vermek isterseniz lütfen yorum bırakın ya da mail atın. Ben kozmetikleri sıraya koyuyorum ama moda yazılarıma gelince ne yazsam diye düşünüyorum baya, fikirlere açığım. :)

Herkese iyi akşamlar&sevgiler! <3
 

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Maybelline Falsies Mascara

Merhabalar! Size yaklaşık iki üç hafta önce aldığım ve yazısını yeterince kullanınca yazmaya karar verdiğim bir rimel tanıtacağım. Maybelline Falsies Volume Express Mascara.


Herkes gibi bende *mükemmel rimel* arayaşına başladım. Ama high-endleri denemeden önce drugstorelardan günlük kullanım için seçim yapayım dedim. Maybelline'in bu tombik rimelleri çok seviliyor. Aslında bu rimel (Falsies) için hem iyi hem de kötü yorumlar okudum. Bende ki klasik olan. Şunu söyleyebilirim ki, çok memnunum.


Tombul ve kıvrımlı bir fırçası var. Fırçanın tombul olması iyi mi yoksa kötü bir şey mi bilmiyorum. Çünkü gözü küçük olanlar için kenarlara gidişe fırsat vermeyecek ya da bulaşma yapacaktır. Ama benim gözlerim yuvarlak ve büyüktür, bu yüzden bende bir problem oluşturmadı. Fırçayı çok sevdim aslında. Kıvrımlı olması hacim ve kıvırma yönünde büyük artılar katıyor.


Bu da arka bilgi zımbırtısı. Ürün 9 ml. Ya hepsini bitireceğim ya da kuruyacak, bakalım hangisi.


Genel olarak bakacak olursak;

-Fırçasını sevdim, küçük gözler için sorun oluşturabilir ama benim için ideal.
-Kirpikleri çok güzel bir şekilde ayırıyor, yapış yapış yapmıyor.
-Topaklanmıyor.
-Hacim vermesi muhteşem değil ama iyi.
-Kirpikleri gerçekten çok uzatıyor.
-Kıvırıcı kullanmadan bile güzel kıvırıyor.
-Ve belki en önemlisi, gün içinde alta geçip bulaşma yapmıyor. *

*Son söylediğim madde göz kapakları aşırı yağlı insanlar için geçerli olmayabilir.

Evet, MÜKEMMEL bir rimel değil ama benim için çok çok iyi bir ürün. Zaten ben fazla gece çıkmıyorum ve günlük makyajım için ideal. Üstelik fiyatıda iyi, 15 tl ve 20 tl arasında değişiyor. :)

Sevgiler. <3

Günün Ojesi #1

Merhabalar! Yaklaşık bir haftadır yokum, kusura bakmayın. :) Size bugün sürdüğüm ojeleri göstermek istedim, bundan sonra ne kadar "Günün Ojesi" postu yaparım bilmiyorum ama şuan kafama esti. :) Mutlu haftasonları!


Yüzük parmağım hariç hepsine Golden Rose 221 numaralı lila ojemi sürdüm. Daha önce tanıtımını burada yapmıştım.


Yüzük parmağımda ise daha önce aldığım ve BAYILARAK kullandığım, Rimmel London, 60 Seconds koleksyonundan Pompous (610) var. Bu ojenin tanıtımıda çok yakında. :)

Sevgiler! <3

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Rimmel 1000 Kisses Lip Tint

Merhabalar! Şimdi size tanıtacağım ürün aşık olduğum, aldığım günden beri elimden bırakamadığım bir lip tint.


Rimmel London markası ülkemize geldiğinden beri daha çok ojeleriyle öne çıkan bir marka oldu. Bende bayılıyorum Rimmel ojelere, hem yapıları hem o şirin şişeleriyle gönlümü feth ettiler. E, hal böyle olunca, bu lip tinti de watsons katologunda görünce koydum aklıma. Geçen gün anneler gününde gittim, indirim yoktu gerçi buna ama ben yine de aldım.


Normal de benim bildiğim, alıştığım tintler Benefit'inkiler gibi fırçalı, ama internette gezinince böyle kalem uçlu olanlarında olduğunu gördüm. Rimmel'in ki de işte böyle, kalem uçlu.

Uygulaması çok kolay! Kalemin ince kısmıyla dudak kelebeği ve köşelere kolayca ulaşılıyor, ayrıca biraz yatay tutarak kenarlara göre daha geniş alan olan ortalarda boyanabiliyor. Şimdi bunun tek tarafı böyle değil tabii, bir de arkasında lip balmı var ama ben onun fotoğrafını çekmeyi unutmuşum, mazur görünn.


Fotoğrafta çok belli oluyor mu bilmiyorum ama balm uygulanmış halini de koydum.


Peki biz bunu nasıl uyguluyoruz?

Çok basit. Önce kalem kısmıyla dudağımızı boyuyoruz. Daha sonra da üzerine lip balmlı kısmını sürüyoruz ki biraz nem ve ışıltı versin.

Dudağı ÇOK kuru olanlar için problem yaratabilecek bir ürün yalnız, onu şimdiden söyleyeyim. Eğer dudağınız kuruysa uygulamadan biraz önce favori lip balmınızı sürüp emilmesini bekleyin, ardından uygulayın. Yoksa zaten kalemle boyama kısmı da tam olmaz diye düşünüyorum. Ayrıca şu balm kısmı da harika nemlendirmiyor sadece şöyle bir yumuşaklık ve ışıltı veriyor.

Ürün çok kalıcı, bunun sebebi hem kalemsi hali, ince yapısı ve dudakla bütünleşmesi, hem de üzerine balm geçilmesi bence. Ben elime balmsız denemiştim, sabahtan akşama kadar kaç kez elimi yıkadım bana mısın demedi. Dudak içinde aynı şey geçerli.

Bu arada benim aldığım renk 110 Stay Very Berry rengi. Yukarıda da görüldüğü gibi çok güzel bir pembe.

Bu ürünü bana sevdiren en önemli şey çok doğal durması oldu. Gerçekten dudağınıza sürdüğünüzde çok hoş bir renk veriyor, güzel görünüyor ama doğal duruyor. Zaten ince yapıda bir ürün. Günlük makyaj için çok uygun.



Rimmel London markası sadece Watsons'lar da satılıyor, ürünün fiyatı 15.90'dı yanılmıyorsam. Hem uygun fiyatlı hem de çok güzel bir ürün. Ben farklı renklerini de almayı düşünüyorum. :)

Sevgiler. <3

Sephora Compact Powder

Merhaba! Bugün size lanetler okuduğum, cildimle hiç uyuşmayan bir ürün olan Sephora Compact Powder'dan bahsedeceğim.


Daha önce yazdığım akne yazısında bahsetmiştim benim bu sivilcelerim aniden yazın oldu diye. İşte benim suçladığım arkadaş bu pudra. Ten makyajına hiçbir zaman çok önem vermemiştim çünkü cildimde problem yoktu, çoğu zaman hiçbir şey sürmez çıkardım. Ama yazın başlangıcında hem yüzüm çok yağlanıyor hem de çok terliyorum hoş olmuyor diye bir pudra almak istemiştim. O sırada da Sephora'daydım ve bende Sephora'nın bu pudrasını aldım: almaz olaydım.



Bende ki cool beige rengi ama tüm renklerde aynı sorunlarla karşılaşılacaktır zaten. Gelelim beni kötü etkileyen yönlerine.
Ben bu ürünü kullanmaya başladığım dönem tatildeydim ve tatilimi bir süre evde geçirdim, daha sonra şehir dışına çıktım. Şehir dışına çıktığım zaman her allahın günü bu pudrayı kullanıyordum. Benim tonumdan 3 ton falan koyu bu pudra ama yazın dengeleniyordu mesela şuan hafif bronzlaşmaya başladım ton farkı 2'ye düştü. Her neyse, ben bu ürünü sürekli kullandım ama dönüp aynaya bakmadım yüzüm ne alemde diye. Sadece geceleri temizleyip yattım uyudum.
Bir süre sonra yüzümde akneler çıkıp yayılmaya başladı, zamanla iki yanağımda akne kaynar hale geldi ve bu işin sonu dermatologda bitti zaten.


Benim hayat hikayem dışında ürün nasıl derseniz.

-Kalıcılık yönünden çok kötü, hiç kalıcı değil. Ben sürekli yenilemek zorunda olduğum için neredeyse dibini gördüm.
-Ürün toz toz oluyor ve baya bir bölümü boşa gidiyor genellikle, benim ortasının açılması da biraz öyle oldu.
-Ciltle tam bütünleşmiyor, kendini belli ediyor.
-Çok sıcak günlerde eğer yağlı ya da karma bir cildiniz varsa yüzünüz kusacaktır ürünü, benim öyle oldu.
-Kapatıcılığı orta.
-Yağlanmayı önlemede başarısız.


Ürün bu şekilde ama sizi yanıltmasın, bu görüntüyü elde etmek için 5 kez bastırdım parmağımı. Pigmentasyonu çok kötü.


Bu da şuan tenimde duruşu. Dediğim gibi 2-3 ton var arasında.

Ürün genel olarak bu şekilde. Benim hiç hiç HİÇ sevmediğim bir ürün oldu, bir daha hayatta almam. Bloga yazmak için saklamıştım, bu sene hiç kullanmadım zaten geçen yaz uzaklaştırdım kendimden. Eğer almayı düşünen varsa -özellikle şu indirim dönemlerinde- vazgeçsin derim ben. Hiç tavsiye etmiyorum.

Ben indirimsiz almıştım, fiyatı 30 Tl gibi bir şeydi.

Sevgiler. <3

4 Mayıs 2012 Cuma

Jennifer Lawrence Günlük Stil


Merhabalar! Daha önce bu yazıda Jennifer Lawrence'ın kırmızı halı stilini incelemiştim ve bahsettim mi bilmiyorum, bir de günlük stil yazısı yazmak istiyordum. Uzun zamandır doğru düzgün bir şeyler yazmadığım için bunu aradan çıkarmak istedim. 

Başlamadan önce söylemek istediğim bir kaç şey var, bunu başka bir yazıya da bırakabilirdim ama hazır yazıyorum burada söyleyeyim. Öncelikle, bloga çok fazla makyaj ürün yorumu koymuyorum belki fark etmişsinizdir, bunun ilk sebebi zaten çok fazla makyaj ürünüm olmaması. Daha gencim ve makyaj yüzünden daha önce dilim yanmış, ara vermiştim. Şimdi tekrar başladım ama başlarken elimde ki neredeyse her şeyi çöpe attım. Yani makyaj ürünlerim yeni yeni toparlanıyor. İkinci sebebiyse daha önce bahsettiğim akne problemim yüzünden ten makyajı yapmam yasak. Bu yüzden bende ürün alımlarımı erteliyorum ki hepsini aynı anda alayım. Öncelikleri vücut bakım ürünlerine veriyorum.

Diğer bir söylemek istediğim şeyse bu blogda en çok okunan yazılar stil/moda yazıları. Bundan çok çok memnunum, şimdilik sadece 4 takipçim olsa da, takipçim olmadan blogu okuyanlara da sormak istiyorum, moda yazılarından başka neler isterler, ne iyi olur diye. Cevaplarsanız sevinirim. :)

Bu arada benimle herhangi bir konuda iletişime geçmek isterseniz lütfen tavanarasigunlugu@gmail.com adresine mail atın. 

Şimdiii, gelelim yazımıza. 

Aslında günlük stille ilgili sadece 2012 fotoğraflarına ulaşabildim ama bunlarla yetineceğiz. 

Havalıyız, havalısın, havalı..


Bence ceket bir veli nimet. Hem gece hem de günlük giyim için gerçekten çok iyi. At altına düz bir bluz/tişört, giy üzerini ceketi çık, oh miiis. Jennifercığımla aynı hisleri paylaşıyor olacağız ki o da aynı şeyi sık sık yapıyor. Ben bütün ceketleri beğendim ama favorim şu siyah olan. Hem siyah rengini seviyorum hem de omuzlarında ki detaylar, yakası çok hoşuma gitti. 

Jennifer normalde rahat giyiniyor. Öyle etek falan giydiğini görmedim ben. Genelde kot ya da siyah bir pantolon -ki çoğunlukla siyah- üzerine bir tişört, bluz, ceket.. Ve dikkat ederseniz fark edersiniz, Jennifer çok fazla çizgili şey giyiyor. Çanta tercihlerini çoğunlukla büyük çantalardan yana kullanıyor. Bence çok iyi yapıyor çünkü bir kadının çantasında taşıyacak çok fazla şeyi vardır, bunun için de küçük çantalar pek kullanışlı olmaz. 

Saçlarına gelirsek, Jennifer saç kısmında da rahatlığı tercih etmiş, salmış saçları çıkmış dışarı. Makyajı zaten genelde yok denecek kadar az. 

Spor! Salaş! Sevin!


Alışverişe, yürüyüşe ya da çevrede ki bir yere gideceği zaman Jennifer oyunu yine rahatlıktan yana kullanmış. Hatta bu kez baya rahat olmuş, mükemmel olmuş. 

İlk fotoğrafta Jennifer kumaş bir market torbasıyla, üzerinde hırkası, saçları topuz, çekmiş altına da siyah pantolonu rahat rahat dolanıyor etrafta. Bazı ünlüler markete ya da spora bile giderken öyle giyiniyorlar, öyle abartıyorlar ki valla şaşıp kalıyorum. Tamam tüm objektifler senin üzerinde ama ablam naptın yani alt tarafı bakkala gitcen "bana iki kilo şeker" dicen yani. En iyisi böyle rahatına düşkün olmak. O zaman umursamıyorsun, nasıl istersen öyle giyiniyorsun.

Jennifer spor ya da salaş giyindiği zaman da sadelikten yana. Süssüz, sade. Saçı başı toplu "çıktım sokağa maşa mı yapacaktım manyaklar" dercesine bir umursamazlıkta dolanıyor. Onaylıyorum.

Bir aldığımı bir daha giyerim.


Allah'ım ben bu kıza ba-yıl-dım. Cidden daha önce bu kadar rahat, bu kadar "ünlüysem ünlüyüm ne yani" kafasında birini görmemiştim sanırım. Yerim ben bunu. 

Orta da gördüğünüz iki resim çantalardan da anlaşılacağı gibi farklı günlerde çekilmiş. İkisinde de aynı hırka var. Hem aynı hırkayı iki kez giymiş, hem de beyaz tişört üzerine giyerek aynı tarzı tekrarlamış. Bundan çekinen ya da utanan biri olmadığı zaten belli oluyor. Salak saçma komplekslere girmemiş. 

Genel olarak bakacak olursak.
Jennifer daha çok koyu renkli kot pantolonlar ya da siyah pantolonlar giyiyor. Fazla süslü bir tarzı yok, tişört, bluz, hırka ve ceketlerle kendine bir tarz belirlemiş. Ve çoğunlukla çizgili bluzlar/hırkalar giyiyor. Yani o kırmızı halıda parlayan muhteşem insan normal hayatında mütevazı, kendi halinde, senin benim gibi rahat biri.

Jennifer'ı sevdim, onun hakkında yazılar yazarken keyif alıyorum. Belki ilerde başka bir konu bulur yine yazarım. Şimdi benden bu kadaar.

Sevgiler. <3